TAŞRALILIĞA HİLAFET TAHTI, TÜRKLÜĞE ÇARLIĞIN BAHTI
Türklüğün bu CAN damarı tarih boyunca Ümmetin de ATAR damarı olmuştur. Bunun en iyi idrakinde olan da bugün dünyayı dizayn eden batı eksenli küresel güçlerdir.
millivicdan.org - Dünya yeniden şekilleniyor, yenilendikçe de bir taraftan da eskileşiyor..!
Bir tarafta standartların, hesapların dizayn ettiği AVRUPA diğer yanda tarih boyunca hesaplar içerisinde hesap yapan Yahudi&İngiliz aklının Çin üzerinden RUS planı sessizlikte çığlık atarken, esas ana kütle ise ŞİRKETLER İMPARATORLUĞU ABD ile PUTİNİZM ÇARLIĞI RUSYA ve yeniden filizlenen OSMANLI COĞRAFYASI üzerinde yeniden doğum sancıları çekiyor.
Bugün biz burada ne Avrupa, ne İngiliz&Çin planı, ne KAPİTALİZM İMPARATORLUĞU'nun Şirket devleti ABD, ne de PUTİNİZM ÇARLIĞI RUSYA sadece bu üçlü güç dengesinde İSLAM'ın ahvali ile ümmetin üvey evladı TÜRKLÜĞÜN geleneğini irdeleyeceğiz.
Osmanlının, Türklüğün can damarları;
Anadolu'dan Kafkasya'ya, Kafkasya'dan Doğu Türkistan'a, Anadolu'dan Makedonya'ya Makedonya'dan Viyana'ya, Anadolu'dan Kerkük'e ve Kerkük'ten MEDİNE'ye kadar uzanır.
Ve aslında Türklüğün bu CAN damarı tarih boyunca Ümmetin de ATAR damarı olmuştur.
Bunun en iyi idrakinde olan da bugün dünyayı dizayn eden batı eksenli küresel güçlerdir. Yüzüklerin Efendisi filminin senaryo kaynağı kitapta dahi ”Türkler İslam'ı Avrupa'ya getiren mikroplar olarak tarif edilmekte ve Anadolu'dan atılması gerekir” konusu işlenmektedir”¦
Özellikle nüfus fukaralığı çeken, hastanelerinde “yapın da isterseniz gayrimeşru çocuk yapın, devlet bakar” diyen AB ülkeleri Anadolu Türklüğü ile Asya Türklüğünün arasına Rusya ile Berlin Duvarı örmektedir. Tabi bizim yüzeysel Osmanlıcı siyasal İslamcı akım ile Ortadoğuvari bir devlet yapılanmasını ve bütün sorunların kaynağını lidere havale ederek sorumluluktan kurtarmaya çalışan devlet aklı şuan ne çözüm öngörmektedir anlamak zordur..!
Bugün ilim-irfan ve toplumla bir türlü buluşamayan ULUSALCI RUHSUZLUK, yine ilim-irfan ile ideolojik duvarları yıkamamış ve proje üretmekten uzak MARJİNAL MİLLİYETÇİLİK ve yine ilim ile iman arasında duvarları yıkamayan Ortadoğululuğu Müslümanlık, taşralılığı demokrasi, siyasetten menfaati ise ganimet gören SİYASAL İSLAM'ın girdabında bir TÜRKİYE ile bu ittifakta yani Şirketlerin İmparatorluğu ABD ve Putinizm Çarlığı Rusya ikilisinin yanında Osmanlı heveslisi bizim Ortadoğulu Kapitalist Müslüman anlayışı ile peki ne olur..?
Yönetim anlayışı ve özellikle ranta dayalı ekonomisiyle Ortadoğu'ya bağlı bu gidişat Türklüğün ve Türkün, ekonomiden, siyasetten, iktidardan, devletten soyutlanıp marjinalleşen bir OSMANLI'ya diyet olarak, yeniden kurulmakta olan Rus Çarlığı için Kırım, Dağıstan, Çeçenistan bütün Kafkasya hatta Kazakistan, İslam'ın KALBİ denilen Semerkant, Buhara ve Türk İslam felsefesinin ana santral merkezi TÜRKİSTAN feda edilecek mi..?
Bugün üretilmemiş zenginliği medeniyet ve Milletsiz ÜMMET olacağını zannedenler, parti Müslümanlığının taşralılığına bir HİLAFET şapkası giydirerek İSLAM'IN DEVLETİ olacağını zannedip, TÜRKLÜĞÜN başına BİR ÇARLIK bahtsızlığı açarlar mı demiştik ve nihayet bugün açmış durumdalardır..!
Dün milliyetçi vatansever derin devlet adına Başbakan'ın yanına sokulup yalakalaşanlar ayda 40.000 TL maaşa zıplayan zavallıların arka aklı da umarım aynı ferasette değildir..!..?
Evet Osmanlı da yeniden İHYA edilebilir, Hilafet te geri gelebilir zaten nihayetinde hilafet kaldırılmamış ILGA edilmiştir ve manevi şahsiyetini temsil görevi Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiştir. Ve zaten Cumhuriyetin kuruluşu da Osmanlı'nın budanmasından ibarettir ve Mustafa Kemal ile arkadaşları da bunu yapmıştır.
Türk Birliği olmadan İslam Birliği sağlanamaz. Yavuz Sultan Selim ile İsmail Şah'ın iktidar kavgasında bölünen Türklük ve siyasallaşan İslam'ın yeniden organik hale dönüşmesi “Bayrak düştüğü yerden kalkar” gerçeği ve Anadolu Türklüğünün yeniden inşası ile mümkündür ”¦
Ama şunu söylüyorum; bilinçli Müslümanlığı şucu bucu diye suçlayıp, taşra Müslümanlığına Hilafet şapkası takma uğruna KAFKASYA TÜRKLÜĞÜNÜN başına ÇARLIK MATRUŞKASI geçirmek, TÜRKLÜĞE, İSLAM'A, İNSANLIĞA VE TARİHE en büyük İHANETTİR.
UNUTMAYIN; Milli Mücadeleyi yürütenler Cumhuriyet kurulduktan sonra iktidar mücadelesi yürütenlerce tasfiye edilmiştir. İNŞALLAH BUGÜNKÜ ŞUURSUZ HAİNLİKLERİMİZ GERÇEK HAİNLERİ ARATMAZ..!
Not: Bu yazı 2012 ve 2014 yılında Erzurum gazetesi ve haberhilal.com da yayınlanmış makalenin güncellenmiş halidir.