YASİN’İ DİRİYE OKUMAK (10) - Orhan ARSLAN | Milli Vicdanın İlimle Hicreti
  • YAZARLAR
  • Emrullah ÖNALAN
  • Mehmet Zeki İŞCAN
  • Cevat GERNİ
  • Hasan SAĞINDIK
  • Seyfullah TÜRKSOY
  • Menderes ALPKUTLU
  • Lütfü ŞEHSUVAROĞLU
  • Turan GÜVEN
  • M. Hanefi PALABIYIK
  • Kemal Polat
  • İrfan SÖNMEZ
  • Mustafa AKIN
  • Hacı GÜRHAN
  • Hafize ŞAHİNER
  • Fatma Sönmez
  • Ahmet ÜNAL
  • İrfan SEVİNÇ
  • Şahabettin YILDIZ
  • Oğuzhan ÖLMEZ
  • Ahmet Coşkun DÜNDAR
  • Muharrem BİTİREN
  • Mehmet SAĞLAM
  • Mete ÖZDİKİCİ
  • Ahmet ÖZTÜRK
  • Ufuk ÜNAL
  • B.BARIŞ KERİMOĞLU
  • M.Çağdaş ÇAYIR
  • Ahmet İZZETGİL
  • ERHAN HAŞLAK
  • Veysel AŞKIN
  • Suat UNGAN
  • Hayrullah DEMİR
  • Cemil İLBAŞ
  • Tahsin BULUT
  • Coskun KÖKEL
  • Bülent KARAKELLE
  • Senar BAŞAK
  • Küşat TAŞKIN
  • Ali YENER
  • Orhan ARSLAN
  • Hakkı DURU
  • Hüseyin AKDOĞAN
  • Osman Kenan AKSOY
  • Hayrettin NEŞELİ
  • Kerim Alperen İBİŞ
  • R.Alparslan TOMBUL
  • Mehmet DOĞAN
  • Ali ARASOĞLU
  • Manaf BAGİRZADE
  • Zülfikar ÖZKAN
  • Veysi ERKEN
  • Abdulnasir KIMIŞOĞLU
  • Ömer YÜCE
  • Cengiz Yavilioğlu
  • Kemal YAVUZ
  • M.Lütfü YILDIZ
  • Orhan İBİŞOĞLU
  • Mehmet OKKALI
  • İsmet TAŞ
  • İsmail GÜVENÇ
  • M.Alperen ÇÜÇEN
  • Orhan KAVUNCU
  • Mustafa Toygar
  • Mete GÜNDOĞAN
  • Sadi SOMUNCUOĞLU
  • Ertugrul ASİLTÜRK
  • Yunus EKŞİ
  • Muhammet Esat KESKİN
  • Yücel OĞURLU
  • Aynur URALER
  • Hasan Gökhan Kotan
  • Mehmet Akif OKUR
  • Bozkurt Yaşar ÖZTÜRK
  • Mahmut Celal ÖZMEN
  • Fazlı POLAT
  • Mustafa İLBAŞ
  • Serkan AKIN
  • Musa IŞIN
  • Gündüz GÜNEŞ
  • Enver Alper GÜVEL
  • Necdet TOPCU
  • Onur ERSANÇMIŞ
  • Mehmet Bozdemir
  • Fahri Akmansoy
  • M. İkbal Bakırcı
  • M.Talât UZUNYAYLALI
  • Rubil GÖKDEMİR
  • Zeki ŞAHİN
  • Özkan ÖZKAYA
  • Dr. Muhsin YILMAZÇOBAN
  • İparhan UYGUR
  • Sami ŞENER
  • MİLLİ VİCDAN
  • KONUK MAKALELERİ
    YASİN’İ DİRİYE OKUMAK (10)
    Yazar: Orhan ARSLAN
    Artık bugün hiçbir kimseye zerre kadar haksızlık yapılmayacak ve sadece yaptıklarınızdan sorumlu tutulacaksınız
    millivicdan.org - 7. KONU: SON SAAT (Kıyamet)

    48. AYET: “Bir de derler ki: "Eğer sözünüze sadıksanız söyleyin bakalım, şu vaat ettiğiniz (Son Saat, Kıyamet) ne zaman gerçekleşecek?"

    ( Not: Halk arasında Kıyamet diye bilinen, dünyanın sonunun geldiği olaya Kur’an “SON SAAT” der, Kur’an’ın “KIYAMET” dediği ise, bizdeki mahşerdir. Son saatten sonra Sur’a 1. defa üflenir (yat borusu), her şey yok olur, sadece Yaratan Allah kalır. Sonra Sur’a 2. defa üflenerek (kalk borusu) herkes toplanır ve mahşer (Hesap Günü) kurulur).
    Kâfirler, akıllarınca mahşerle dalga geçiyorlar. Bunların dalgasına Rabbimiz cevap veriyor:

    49. AYET: “Onlar (bunu) tartışırken kendilerini, aniden enseleyecek bir tek bela çığlığından başka bir şey beklemeyecek.”

    50. AYET: “ (Her şey o kadar ani olacak ki); ne vasiyet edebilecekler, ne de yakınlarına dönebilecekler.”
    Alışveriş yapan parasını atacak, suyu ağzına götüren suyunu içemeyecek. Sağ olanlar bedenleriyle, ölüler ruhlarıyla korkudan düşüp bayılacaklar.

    51. AYET: “Derken sura üflenmiştir ve işte o zaman hepsi bulundukları yerden çıkıp Rabb’lerine koşacaklar.”
    Ecdas: Doğrudan kabir değil, kişinin toprakta bulunduğu mekândır. Çünkü ölen herkes bir şekilde toprak olacaktır.

    Bu konuda ilgili iki ayet:
    “Sura üfürüldüğünde, Allah'ın diledikleri hariç, göklerde ve yerde bulunan herkes dehşetten paniğe kapılacak; nihayet herkes, başı önde, O'nun huzuruna varacaktır (Neml 27/8).”

    “Sura üflenince, Allah'ın diledikleri dışında göklerde ve yerde bulunan herkes dehşetten düşüp bayılacaktır. Sonra sura bir daha üflenecek: işte o zaman onlar yerlerinden doğrulup (gerçeği) görecekler (Zümer 39/68).”

    52. AYET: “Şöyle derler: Vay başımıza gelene! Kim bizi bulunduğumuz yerden kaldırdı? Rahman'ın vaat ettiği bu olsa gerek; demek ki gönderilen elçiler doğru söylemişler!"

    Orijinal metindeki “Merkadina” ile “Hâzâ” arasında “SEKTE” vardır; yani nefes almadan durularak okunur. Hâzâ, hem kendinden önceki kelimeyi, hem de kendinden sonra gelen cümleyi görür, sekte yapılarak durulur; zımnen “ben bu iki mânâyı da biliyorum” demektir.

    53. AYET: “Sadece bir tek bela çığlığı: olan bitenin hepsi bu! Ve hemen ardından herkes huzurumuzda boy gösterecek.”
    Bu da 2. Sura üflemedir. Her biri, cemian huzurda hazır bulundurulacaklardır; ihzarlı getirmedir bu, mecburi…
    Mahşer 7 aşamada özetlenebilir: 1. Diriltilme 2. Toplanma 3. Allaha sunulma 4. Bilgilendirme 5. Sorgulanma 6. Yargılanma, değerlendirme 7. Cennete cehenneme sevk.

    54. AYET: “Artık bugün hiçbir kimseye zerre kadar haksızlık yapılmayacak ve sadece yaptıklarınızdan sorumlu tutulacaksınız.”
    Yapılanların tam karşılığı ne demektir?
    Yapılanlar kötülükse; karşılığı maksimum o kötülük kadardır.

    Yapılanlar iyilikse, iyiliğe karşılığın 5 alternatifi var:
    1. İyiliğin karşılığı, dengi bir iyilik olabilir.
    2. Bir iyiliğin karşılığı, daha güzeli ile verilebilir; 1+1 gibi
    3. Daha güzeli ve daha fazlası verilebilir; birkaç katı gibi (Yunus 10/26)
    4. İyiliğe on katıyla karşılık verilebilir (Enam 6/160)
    5. İyiliğin karşılığı 700 veya 700’ün katları olabilir (Bakara 2/261)

    Bu mükâfatların bir birinden farklı olmasında; iyilik yapanın gücü, niyeti, iyiliğin yeri ve zamanı, iyiliğin maldan veya candan yapılması ve iyilik ahlakına sahip olunması (başa kakmama gibi) etkili olmaktadır.

    Rabbimiz! Sur’a üflendiğinde, “Senin dilediğin” gurupta olmak istiyoruz. Bizi, esirge, koru, yardım et, bağışla ve elimizi bırakma. Sen bizim sahibimizsin, biz Senin kulunuz. Sana muhtacız, yalnız Senden isteriz Ve biz Seni sınırsızca övüyor ve çok seviyoruz.

    Hayırlı bir Çarşamba diliyorum
    Ankara, 13 Temmuz 2016
    Orhan Arslan